Acil ve Afet Derneği Resmi Web Sitesi
ANASAYFA MEVZUAT YÖNETİM ŞUBELER FORUM ANKETLER RESİMLER VİDEOLAR SPONSORLAR İLETİŞİM
Button For Website by Vista-Buttons.com v5.7

ACİL ve AFET DERGİSİ

SON HABERLER

ANKET

TOPLUMSAL OLAYLARDA STK'LARIN ÖNCELİĞİ NE OLMALIDIR?







Tüm Anketler

ÜYE İŞLEMLERİ

TÜRKİYE'DE AFET DURUMLARINDA HASTANE ÖNCESİ ACİL SAĞLIK HİZMETLERİNİN YÖNETİMİ

Temel KILINÇLI

06/Ekim/2012, 18:52

Temel KILINÇLI

TÜRKİYE’DE AFET DURUMLARINDA HASTANE ÖNCESİ ACİL SAĞLIK HİZMETLERİNİN YÖNETİMİ
 
Prm. Temel KILINÇLI
İstanbul İl Ambulans Servisi Başhekimliği
ÖZET
Afet; Belirli bir bölgede toplumun tehdit altında olduğu, ani olarak ortaya çıkan durum karşısında yerel müdahalenin var olan ihtiyaca cevap veremediği, ülkenin gerekli tüm kaynaklarının hatta ulusal kaynakların seferber edildiği,  can ve mal kayıplarıyla sonuçlanan ve daha önceden beklenilmeyen, tahmin edilemeyen, istenmeden ortaya çıkan hal ve durumlardır. Türkiye, afetlerin yoğun yaşandığı ülkeler arasında olması sebebiyle ülkenin güçlü bir afet yönetim modeline ihtiyacı vardır. Afetlere karşı hazırlık yapılması, afetlerin azaltılmaya çalışılması, afetlere yerinde ve zamanında müdahale edilmesi, afetlerde oluşacak olan can ve mal kayıplarının oranını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilmektedir. Vatandaşların can ve mal kayıplarını en aza indirmenin hedeflendiği kamu yönetim anlayışının gereklerinden biri olan hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin koordineli bir şekilde yürütülmesi, can kayıplarını en aza indirme konusunda etkili olacaktır. Afet durumlarında hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin iyi bir şekilde koordine edilerek yönetilmesi, insan sağlığı ve yaşamı üzerinde büyük öneme sahiptir.
GİRİŞ
Afetler insan yaşamının ayrılmaz bir parçası durumundadır. Afetlerle yaşamaya alışma zorunluluğu, gerek özel gerekse kamu kurum ve kuruluşlarının afetlere karşı hazırlıklı olmasını gerektirmektedir. Afetlere hazırlık yapılması, afetlerin azaltılmaya çalışılması, afetlere müdahale edilmesi gibi süreçlerde devlet tüzel kişiliğinin vatandaşlarının can ve mal kaybını önleme, en aza indirme ve oluşan zararları tespit edip telafi etme gibi görev ve sorumluluğu vardır. Ülkemiz, afetlerin yoğun şekilde yaşandığı bir ülkedir. Bu açıdan, Türkiye'nin güçlü bir afet yönetimi yapısına sahip olması beklenmektedir. Ülkemizde kurulmakta olan belirli bir afet yönetim yapısı vardır. Afet yönetim planlarının içerisinde hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin yönetim ve organizasyonun monte edilmesi ile can kayıplarının önlenmesinde ve temel yaşam desteğinin sağlanması daha kolay sağlanacaktır.
 
TÜRKİYE’DE AFET YÖNETİMİ VE GELİŞİMİ
Türkiye maalesef sık aralıklarla büyük afetler yaşayan bir ülke durumundadır. Genel olarak deprem, su baskını, büyük yangınlar ve yer kayması gibi felaketlerle mücadele etmek zorunda kalan ülkemiz her zaman için afet durumuna karşı hazırlıklı olmak zorundadır.  Ülke nüfusunun büyük bir kısmı deprem bölgesi üzerinde yaşamaktadır. Ülkemizde son yüzyıl içerisinde tahrip gücü yüksek olan depremler görülmüştür. Geçmişe bakıldığında afetle mücadele için ilk olarak 1868 yılında Hilal-i Ahmer Cemiyeti kurulmuştur (Tepekaya, Kaplan; 2012). Bu kuruluş Cumhuriyet zamanında Kızılay Derneği adı altında faaliyetlerini devam ettirmeye başlamıştır. Kızılay Derneği afet yöneten bir yapıdan ziyade daha çok afet durumunda acil ihtiyaç olarak ortaya çıkan temel gıda, geçici olarak barınma ve sağlık gibi konularda afetzedelere yardım elini uzatan yönüyle zihinlerde iz bırakmaktadır. Türkiye’de 1958 yılında genel bir çerçeve oluşturan 7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirler ile Yapılacak Yardımlara Dair Kanun çıkarılarak bugünkü afet yönetiminin temelleri atılmıştır (www.deper.gov.tr). Oluşan doğal afet sonrası, afetzedelerin yaralarını sarmaya yönelik çıkarılan kanunların yerini almak üzere afet öncesi, afet sırası ve afet sonrası çalışmaları tek çatı altında toplayan bu kanunun en dikkat çekici özelliği, genel bütçe dışında bir afet fonundan mali destek sağlamasıdır. Bu kanunun diğer bir özelliği ise, “muhtemel afet” kavramını getirerek ileriki zamanlarda oluşabilecek ve afete maruz kalabilecek yerleşim yerlerini de kapsamı içine almasıdır.
Afetler Kanununun uygulanması, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'na bağlı Afet İşleri Genel Müdürlüğü'nün esas görevleri arasında bulunmaktadır. Ülkemizde 1972'de 1571 sayılı kanunla bir deprem fonu oluşturulmuştur. 1981'de 2479 sayılı kanunda ve 1985'te ise 3177 sayılı kanunda bazı maddeler değiştirilmiştir. 1983 yılında ise doğal afetlere ilişkin birçok Düzenlemeler içeren 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu oluşturularak yürürlüğe girmiştir. 1995 yılında afetlerden etkilenen yörelere hizmetlerin götürülmesini sağlamak amacıyla 4123 sayılı Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar ve Tahribata İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanun çıkartılmıştır. 1985 yılında 3194 sayılı İmar Kanunu, yürürlüğe girmiş ve yerel yönetimlerin yapılanmasında yaşanan denetim sorununu iyileştirmeyi hedeflemiştir (ODTU,1998).
Türkiye’de halen yürürlükte olan ve uygulanan afet yönetim sistemi, 1959 yılında çıkarılan, 7269 sayılı “Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanundur.”  Bu kanunun 4. maddesi gereğince Bakanlar Kurulu’nun 01.04.1988 gün ve 88/12777 sayılı kararı gerekçesiyle, gerek merkezde ve gerekse il ve ilçelerde nasıl örgütlenileceği ve afet müdahale sistemi içerisinde yer alan kuruluşların görev, yetki ve sorumlulukları ile planlama ve hazırlık esasları belirlenmiştir. Bu kanuna göre; “Afetler Merkez Koordinasyon Kurulu” Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlığında Milli Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Orman Bakanlığı müsteşarları ile Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanı veya Genel Müdürü’nün katılımından oluşmaktadır. Genelkurmay Başkanlığı’nın görev ve sorumluluğunu ilgilendiren bir durum söz konusu olur ise Genelkurmay Başkanlığı temsilcisi komisyona katılabilir.
 
Afet birimlerinin idari yapısı aşağıdaki şekilde özetlenmiştir.
 

Şekil 1 Afet birimlerinin idari yapısı (UMKE, 2012)

 
Afet birimindeki hiyerarşik yapıyı aşağıdan yukarıya doğru şöyle sıralanır:
 
−     112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları,
−     112 Komuta Kontrol Merkezine,
−     112 Komuta Kontrol merkezi,
−     İl Ambulans Servisi Başhekimliğine,
−     İl Ambulans Servisi Başhekimliği,
−     Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Şube Müdürlüğüne,
−     Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Şube Müdürlüğü,
−     Acil ve Afetten Sorumlu Müdür Yardımcısına,
−     Acil ve Afetten Sorumlu Müdür Yardımcısı ise Sağlık Müdürüne karşı sorumludur.
 
Genel hatlarıyla hizmetin hiyerarşik işleyiş yapısı bu şekildedir.
 
GEREÇ & YÖNTEM
 
Afet Öncesi Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerinin Planlanması ve Afet Durumlarında Yönetim: Proje Model Önerisi
 
Dünyanın çeşitli ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de hastane öncesi acil sağlık hizmetlerine ayrılan kaynaklarının ve imkânlarının sektörün gelişimi adına kullanılması yönünde henüz hedeflene noktaya gelinememiştir. Ülkemizde yakın zamana kadar hastane öncesi acil sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyaç oranının tam olarak tespiti yapılamamıştır.112 İl Ambulans Servisi Başhekimlikleri, afet durumlarında hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin yönetimi konusunu yeteri derecede ele alıp üzerinde kanıta dayalı saha çalışmaları yapamamıştır (Alp, 2009).
Ülkemizde son yıllarda sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde gerekli önlemlerin alınmaya başlanması ile birlikte, hizmetin gelişimi adına somut adımlar atılmakta ve bu yolda atılan adımlar süreklilik göstermektedir. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin olağan dönem içerisinde tüm taşra teşkilatlarında yapılanmaya başlanması atılan somut adımların en çarpıcı örneklerinden biridir. 
Beşeri ve fiziki kaynakların tahsisiyle birlikte 112 Acil Servis Hizmetlerinin hızlı bir şekilde gelişmeye başlaması ve gelişimini devam ettirmesi hiç kuşkusuz ki bir takım faydalar sağladığı gibi bir takım sorunları da beraberinde getirmektedir. 
Hizmet alanında yaşanan hızlı gelişmeler karşısında yönetim süreçlerinin tam anlamıyla uygulanamaması ve kontrolsüz büyüme, yönetim ve organizasyon açısından yetersiz kalınması gibi olumsuz olasılık durumlarını güçlendirmektedir.
Yönetimin var olan değişim karşısında yenilikçi yönetim anlayışını benimsemesi ve bu anlayışı, en uygun yöntemle çalışan personeline aktarması yönetimin çıktısı açısından faydalı olacaktır. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin olağan dönem içersinde iyi bir şekilde yönetilmesi ve organize edilmesi, olağanüstü dönemlerde (Yangın, Sel Baskını, Deprem, Çığ Düşmesi, Heyelan vb) yönetim ve organizasyon yapısında yaşanacak aksaklıkların aşılması yönünde olumlu katkılar sağlayacaktır. Bunun için İl Ambulans Servisi Başhekimlikleri afet öncesinde İlde oluşabilecek afet durumlarına karşı acil tıbbi yardım ve kurtarma planlarını hazırlamalıdır.
Hazırlanan planların güncellenmesini sağlayarak, değerlendirmesini yapmalı ve ilgili birimlere, Genel Müdürlüklere bilgi vererek kurumlar arası koordinasyonu sağlamalıdır. İl afet planlarında görev alan sağlık personelinin, hizmete yönelik eğitim ve tatbikatlarının planlanması yapılarak, belirli zaman aralıklarıyla prova edilerek afet anında yapılacak olan müdahaleler personele kavratılmaya çalışılmalıdır. İlin afet riskleri dikkate alınarak il afet planlarının yapılması ve bu konuda ihtiyatlı davranılması afet anlarında afetin yönetimine kolaylık sağlayacağı gibi var olan hasta ve yaralılara da en kısa sürede tıbbi müdahale yapılmasını hızlandıracaktır.
 İl Ambulans Servisi Başhekimliklerinin afet planlarını standartlara uygun şekilde yapıp yapılmadıklarını, afet planında yer alan afet tatbikatının uygulanıp uygulanmadığını denetlemek için İl Sağlık Müdürlüklerinde denetim birimleri oluşturulmalıdır. İl Ambulans Servisi Başhekimliklerinde uygulanacak olan afet planları ve tatbikatları eğitim programları Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmelidir.
İl Sağlık Müdürlüklerinde oluşturulan denetim birimleri, afetler ve olağandışı olaylara hazırlıklı olma konusunda yapmış oldukları denetimlerle yapılan çalışmaları kontrol ederek, eksiklerini raporlamalı ve raporları müdürlük bünyesindeki ilgili şube ile birlikte koordinasyon içerisinde çözüme bağlamalıdır. Afet planı yapan İl Ambulans Servisi Başhekimlikleri, afetlerle ilgili sağlık kurum ve kuruluşları ile müdürlük bünyesindeki şubeler ve diğer kurumlar ile işbirliği sağlamalıdır.  Ülkemizin afet bölgesi üzerinde yer aldığı gerçeği dikkate alınarak deprem, sel baskını, yer kayması, yangın, çığ düşmesi vb gibi afet durumlarıyla karşılaşılması olasılığı oldukça yüksektir.Afetler oluş zamanı belirli olmayan durumlar olduğu için sürekli hazır olunmayı gerektirmektedir. Afetin gerçekleştiği andan itibaren her türlü yardıma hazır olmak ise ancak iyi bir planlama ile mümkün olacaktır.
112 İl Ambulans Servisi Başhekimliklerinin afet öncesi hazırlığı çok önem arz etmektedir. Afet anlarında ve sonrasında yapılacak hızlı ve doğru kurtarma yöntemleri insan hayatını kurtarmada doğrudan etkili olabilmektedir. Afetler ülkemizde bölgesel anlamda farklılıklar göstermektedir. Kimi bölgelerde deprem, kimi bölgelerde sel baskını, kimi bölgelerde yer kayması vb gibi farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Ülkede oluşabilecek her türlü afet tiplerinin veya oluşma ihtimali yüksek olan afet tiplerinin dikkate alınarak, afetin tipine göre (sel baskını, deprem, heyelan vb) konusunda uzmanlaştırılmak üzere acil sağlık hizmetleri personelinin belirlenerek uzmanlaşma yoluna gidilmesi hizmetin kalitesini arttırma yönünde etkili olacaktır.
112 Acil Sağlık Hizmetleri personelinin belirlenen eğitim ve faaliyet programına göre yıl içerisinde çeşitli zamanlarda zorunlu olarak eğitimlere ve tatbikatlara katılması sağlanmalıdır. 112 acil sağlık ekipleri arasından istekli sağlık personelleri olağandışı durumlarda aktif şekilde çalışabilecek fiziki özelliklere sahip özel alanlarda eğitim görmüş veya görmeye elverişli (afet deneyimi, dağcılık, spor, haberleşme, yabancı dil, vb.) sağlık personelleri arasından seçilmelidir. Afet öncesinde personel seçiminde gerektiğinde psikolojik, fiziki ve mesleki testler uygulanarak personel seçimleri yapılmalıdır. Yapılacak olan testler Sağlık Bakanlığının belirlediği müfredata uygun olmalıdır. Afet durumlarında kendi can ve mal güvenlikleri veya ailelerinin can ve mal güvenliklerini gerekçe göstererek acil sağlık hizmetleri personelinden bazıları çalışmak istemiyor olabilir. Bazı acil sağlık hizmetleri personeli ise afet durumlarında gönüllü olarak çalışmak isteyebilir. Bu gibi durumlarda hizmetin kalitesini arttırmak amacı ile afet sırasında gönüllü olarak çalışmak isteyen sağlık personellerinin belirlenmesi ve uzmanlık alanlarına göre sınıflandırılarak afetin yaşandığı bölgeye sevk edilmesi kurtarma işlemlerinin ve tıbbi müdahalelerin yapılma süresini kısaltacağı gibi hizmetin kalitesini de artıracaktır. Oluşan afet türü konusunda hizmet içi eğitimi almamış, gönülsüz veya o konuda deneyimsiz olan acil sağlık hizmetleri personelinin sahada güvenilir, etkin ve verimli bir şekilde hizmet vermesi beklenen bir durum değildir. Afet öncesinde planlama ve örgütleme işlemlerinin ülkenin tüm taşra teşkilatlarında uygulanır hale getirilmesi etkili bir afet yönetimi açısından önemlidir.
112 acil sağlık hizmetleri çalışanlarının aldığı özel eğitim ve katıldığı faaliyetlere göre guruplara ayrılması sağlanmalı ve personelin giyeceği üniforma üzerine belirleyici semboller konularak bu semboller aldığı sertifikaya göre belirlenmelidir. Örneğin, medikal kurtarma uzmanına farklı sembol, KBRN uzmanına farklı sembol, su kurtarma uzmanına farklı sembol, dağda kurtarma uzmanına farklı sembol, hava kurtarma uzmanına farklı sembol, hasta nakli personeline farklı sembol vb gibi amblemlerinden oluşmalıdır. Olağandışı durumlara karşı gerek tıbbi araç-gereç yönünden, gerekse konusunda uzman acil sağlık hizmetleri personeli yönünden önceden hazırlıklı olunması, insan sağlığı ve yaşamı üzerinde olumlu etkiler yaratacağı gibi yönetim ve organizasyon açısından da faydalı olabilecektir. Acil sağlık hizmetlerinin Olağandışı durumlarda etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesi ile hizmetin olağan dönemdeki yönetim ve organizasyon yapısı arasındaki durum birbirleriyle ilişkilidir. Planlı şekilde oluşturulmuş yönetim ve organizasyon yapısının ve gerekli alt yapının (Ambulans Sayısı, Personel Sayısı, Tıbbi Araç-Gereç vb. gibi) olağan dönem içerisinde güçlü olması, afet durumlarında bazı kolaylıklar sağlayabilir.
Afetin yaşandığı anlarda hasta ve yaralıların zaman kaybetmeksizin en kısa sürede kurtarılması ve gerekli acil tıbbi girişimlerde bulunulması iyi bir ekip yönetimini gerektirir. Olağan dönemde afet durumları konusunda eğitim almış ve hizmetin işleyiş yapısını bilen ekiplerle afet anlarında hizmet vermek daha kolay ve verimli olabilecektir.  Olası afet durumların da 112 acil sağlık hizmetlerinin koordineli bir şekilde yönetilmesi iyi bir şekilde tasarlanmış yönetim ve organizasyon yapısı, gerekli tıbbi araç-gereç ve konusunda eğitimli acil sağlık hizmetleri personelinin oluşumuyla mümkün olabilecektir. Afetin yaşandığı ilk anlarda daha fazla insan hayatı kurtarabilmek için bazı unsurlar çok önem taşımaktadır. Bunlar doğru kurtarma yöntemlerinin bilinmesi ve acil tıbbi müdahalelerin doğru bir şekilde zaman kaybetmeksizin uygulanması olabileceği gibi en önemli unsur ise, kurumlar arası koordinasyonun sağlanarak afet durumunun iyi bir şekilde yönetilmesidir. Ayrıca kurtarma işlemlerinden sonra ileri yaşam desteğini sağlayabilecek sahra hastanelerinin oluşturulmasıdır. Olay yerinin yönetiminde sağlık ekiplerinin payı çoktur (www.istanbul.edu.tr /2012).
Afet bölgesinde 112 Acil Sağlık Hizmetlerinin yönetimi ve işleyişini sağlamak güçtür. Bu açıdan yönetim basamaklarının iyi belirlenmesi ve yöneticilerin her zaman iletişim halinde olmaları gereklidir. Yönetim basamakları oluşturulurken her ekibin başına birim sorumluları görevlendirilmelidir. Bu görevliler doktorlu ekiplerde doktor, paramedikli ekiplerde paramedik, acil tıp teknisyenli ekiplerde acil tıp teknisyenlerinden biri seçilerek birim sorumluları (alt kademe yönetici) oluşturulmalıdır. Birim sorumlularının başına ise tüm birimlerden sorumlu sağlık yöneticileri (orta kademe yönetici) getirilmelidir. Alt ve orta kademe yöneticiler ise afet bölgesinde oluşturulan 112 Komuta Kontrol Merkezine (tepe yönetici) bağlı olarak görev yapmalıdır. Böylece kurum içi koordinasyon sağlanmış olur. İnsanların telaş içerisinde, acı, elem ve panik halinde olmaları yapılacak olan kurtarma girişimlerini ve acil tıbbi müdahaleleri olumsuz yönde etkileyebilecektir. Bu gibi durumlarda 112 acil sağlık ekiplerinin koordineli çalışması tek başına yeterli olmayabilir. Daha etkili ve güvenilir bir hizmetin sunulması kurumların koordineli bir şekilde ekip çalışmasını gerektirir. Afet bölgesinin durumu, afetin büyüklüğü, bölge halkının afet karşısındaki tutumu, iklim koşulları, sosyokültürel sebepler vb gibi durumlar başka ekiplerle koordineli bir şekilde çalışmayı gerekli kılabilir.
Ekipler güvenliğin sağlanmasında polis veya jandarma, arama ve kurtarma konusunda Sivil Savunma, İtfaiye veya UMKE ekipleri, ulaşımın sağlanmasında İl Özel İdaresi, temizliğin sağlanmasında Belediye vb gibi kurumlardır. Kurumlar arasındaki koordinasyonun sağlanabilmesinin en etkili yollarından biri de oluşturulan afet planlarında kurumların görev tanımlarının yapılması ve kurumlar arası iletişimin sağlanarak görev ve yetki paylaşımının yapılmasıdır.  Afetin ilk anlarında kurum içerisi iletişim çok önemlidir. Kurum içerisinde haberleşme kaynaklarının kullanılarak sağlık personeline en kısa sürede ulaşılması gereklidir. Bu bazen mümkün olmayabilir. Belirli bir süre kurumlar arası iletişim kopukluğu yaşanabilir. Afet bölgesinde tüm iletişim kaynakları (telsiz, telefon, internet vb) çökmüş olabilir. Bu gibi durumlarda en kısa sürede sağlık ekiplerinin oluşturulması ve zaman kaybetmeksizin kurtarma ve tıbbi müdahale işlemlerinin başlatılması gereklidir.
Afet İline veya bölgesine çevre illerden veya ülkelerden yardım gelmesi zaman alacaktır. Zamanın önem arz ettiği ve altın dakikalar olarak adlandırılan bu durum karşısında çevre illerden yardım gelinceye kadar yerel imkânlarla müdahalenin başlatılması gereklidir. Afet öncesinde afet anındaki tüm olumsuz durumlar düşünülerek (iletişim ağlarının çöktüğü, telefonların çalışmadığı vb) ona göre plan yapılmalıdır. Yapılan planlar personele uygulamalı olarak anlatılmalıdır. Afet anında tüm iletişim ağlarının çöktüğü farz edilerek acil sağlık hizmetleri personellerinin nasıl iletişim kurması gerektiği şu şekilde planlanabilir. 10 kişiden bir gurup oluşturulacak şekilde tüm personel guruplara ayrıştırılmalıdır. Her guruptan bir lider seçilerek tıbbi konteynırların ve araç gereçlerin anahtarları gurup liderine teslim edilmelidir. İkinci bir olumsuz olasılık düşünülerek afet anında gurup liderine ulaşılamadığı varsayımından yola çıkılarak gurupta ikinci lider belirlenmeli ve anahtarların bir kopyası da ikinci lidere verilmelidir. Gurup lideri gurubunu hangi bölgede (İl, İlçe, Mahalle, Köy vb) toplayacağını tüm gurup personeline anlatmalıdır. Böylece afet anında afetten sağ olarak kurtulan sağlık personellerinin iletişim ağları çökmüş olsa dahi belirlenen bölgede toplanması sağlanmış olacaktır. Ayrıca sağlık konteynırlarının ve araçlarının yağmalanması önlenmiş olacaktır. Yapılan bu plan belirli zaman aralıklarıyla afet öncesinde prova edilerek gurup personeline kavratılmalı ve gurup üyelerinin birbirleriyle sosyal bağ kurmaları sağlanmalıdır. Oluşturulan guruplar ilin tüm ilçelerine eşit aralıklarla dağıtılmalı ve coğrafi bölgenin şartları dikkate alınarak sağlık araçları iklime koşullarına uygun özellikte oluşturulmalıdır (www.mevzuatadaletgov.tr ).
112 sağlık ekiplerinin, afet anında ve sonrasında haberleşme konusunda ihtiyaç duyacakları iletişim araçlarının (telsiz, uydu, telefon, internet, vb.) afette zarar görmeyecek şekilde güvenilir alanlarda muhafaza edilmesi, afetin ilk anlarında hemen ulaşılır ve kullanılır halde olması, afetin yönetim ve organizasyonu açısından çok önemlidir. Mobil 112 Komuta Kontrol Merkezi Araçlarının (Arka kabini telsiz ve telefon vb gibi iletişim ağı ile donatılmış kamyon, tır veya minibüs) ve ambulansların afetin ilk anlarında kullanılır halde olması için afet öncesinde gerekli dikkat ve özenin gösterilerek araç bakımlarının yapılması çok önemlidir. Afet anlarında sağlık ekipleriyle ve diğer kurumlarla iletişimin kurulması 112 Mobil Komuta Kontrol Merkezleri aracılığı ile gerçekleşmektedir. Acil sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yönetimi için komuta kontrol merkezi ile sahada çalışan ambulans ekipleri arasında iletişim gereklidir. Bu durum afet yönetimi açısından büyük önem taşımaktadır. Sahada çalışan 112 acil sağlık ekipleri arasındaki haberleşmeyi sağlamak için her ekip çalışanına birer telsiz verilmelidir. Telsizlerin küçük ve kullanışlı olmasına dikkat edilerek taşınabilir özellikte olmasına özen gösterilmelidir. 112 acil sağlık ekipleri afet öncesinde telsiz eğitimlerine tabi tutulduktan sonra telsizlerin kişilere zimmeti sağlanmalı ve ekip çalışanlarına telsizlerini her zaman yanlarında bulundurmaları zorunluluğu getirilmelidir. Afet sırasında iletişim kurularak gerekli haberleşmenin sağlanması için telsizlerin ekip bireylerinin yanında veya yakınında olması afete anında iletişim kurulması yönünde faydalı olacaktır.
112 İl Ambulans Servisi Başhekimlikleri, afetlerde görev alacak olan sağlık ekipleri için gerekli olabilecek tüm araç-gereç ve malzemeleri içeren afet depolarının uygun yerlere yerleştirilmesini (binalardan uzak ve ulaşımı kolay geniş arazi alanları) planlamalı ve teminini sağlamalıdır. Acil sağlık ekiplerince afet ve olağandışı durumlarda kullanılacak tüm lojistik malzemelerin 112 İl Ambulans Servisi Başhekimlikleri tarafından tespit edilmesi ihtiyaç duyulacak malzemelerin temininin sağlanması afet anında hizmetin işlerliği açısından önem taşımaktadır.  Acil müdahalede kullanılacak ambulans ve diğer sağlık araçlarının afetten etkilenmeyecek noktada tutulması ve kolay ulaşılır bölgelerde olması gereklidir. Ambulansların ve diğer tıbbi araç – gereçlerin belirli zaman aralıklarıyla rutin olarak çalışırlığı kontrol edilmelidir. Acil yardım ambulanslarının kullanılmasını gerektiren olağandışı bir durumda ambulansların kullanılması için gerekli insan gücünü temin etmek için planlama yapılmalı ve sistem kullanıma hazır halde tutulmalıdır. Afet durumlarında kullanılacak ilaç ve tıbbi malzemenin afetlerde ulaşılabilir durumda olması için gerekli depolama işlemleri ve diğer çalışmalar titizlikle yürütülmelidir. Afetin yaşandığı ilde oluşturulan 112 İl Ambulans Servisi Başhekimliği afet bölgesinde hizmet veren ambulansların bakım ve onarım işlemlerini yapabilmesi için afet öncesinde afet anında kullanılmak amacı ile ülkenin tüm illerinde Sağlık Bakanlığı tarafından araç bakım ve onarım merkezleri oluşturulmalıdır.
Ülkenin tüm İllerinde afet öncesinde ilgili 112 Başhekimliğinin teklifi, İl Valiliğinin onayı ile afet birimlerinde sürekli statüde çalışmak üzere sağlık yöneticileri görevlendirilmelidir. Görevlendirilen Sağlık Yöneticileri normal zamanlarda afet biriminin işlerini yürüterek hizmetin gelişimine katkı sağlamalı ve gerekli çalışmaları yürütmeli, çözüm önerileri sunarak ileriye doğru yenilikleri takip etmelidir. Olağandışı durumlarda ise olağandışı duruma anında müdahale edecek 112 Acil Sağlık Hizmetleri ekiplerinin en kısa sürede oluşturulmasını koordine etmelidir. Bir anlamda İl Afet Birimi ile 112 İl Ambulans Servisi Başhekimliği arasında köprü görevi görmeli ve kurumlar arası koordinasyonun sağlanmasına katkıda bulunmalıdır. Sağlık depolarında bulunan tıbbı araç-gereçlerin, ekipmanların ve diğer lojistik malzemelerin uygun şartlarda muhafaza edilip edilmediğini kontrol etmelidir. Afet bölgesinde ne kadar sayıda 112 Acil Sağlık Hizmetleri personelinin görevlendirileceği, ilgili 112 İl Ambulans Servisi Başhekimlikleri tarafından belirlenerek İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilmelidir. Afet bölgesindeki İl Sağlık Müdürlüğü ise personel sayı ve branş ihtiyacını Sağlık Bakanlığına bildirmelidir.  112 ekipleri, İllerin afet risk durumuna göre; (yangında kurtarma ve acil tıbbi müdahale ekipleri, suda kurtarma ve acil tıbbi müdahale ekipleri, KBRN acil tıbbi yardım ve kurtarma ekipleri, hava kurtarma ve/veya nakil ekipleri vb. gibi) yapılandırılmalı ve bu yönde eğitim almaları sağlanmalıdır.
Bu ekipler afet riskinin yüksek olduğu İllerde sayı olarak daha fazla olmalıdır. Afet durumlarında hizmet vermek isteyen diğer resmi, özel kurum ve kuruluşlarda görev yapan sağlık personelleri 112 İl Ambulans Servisi Başhekimliklerinin oluşturacağı ekiplere katılabilmelidir. Sisteme dışarıdan katılan personellerin 112 acil sağlık hizmetlerinin çalışma şekline ve ekip ruhuna uygun olanlar arasından seçilmesine dikkat edilmelidir. Hizmetin etkinliği, verimi ve kalitesi ile ekiplerin uyum içerisinde koordineli bir şekilde çalışması arasında doğrudan bir ilişki vardır. Farklı kurum ve kuruluşlardan gönüllü olarak katılan sağlık personellerinin eğitimleri İl Ambulans Servisi Başhekimlikleri tarafından verilmelidir. İl Ambulans Servisi Başhekimliklerine farklı kurum ve kuruluşlardan gönüllü olarak katılan sağlık personellerinin kayıt işlemlerini yapılmalı ve yapılan işlemler onaylanmak üzere ilgili Valiliklere gönderilmelidir.
Bir 112 Acil Sağlık Hizmetleri ekibi, en az biri Hekim veya Paramedik olmak üzere 1 sağlık personeli ve 1 şoförden oluşmalıdır. Ekip içerisindeki personellerin birbirleriyle gerek sosyal gerekse mesleki anlamda uyum içerisinde olması afet durumu gibi zor ve kritik anlarda hizmetin devamlılığı ve verimi açısından önemlidir. Afet bölgesine farklı illerden sevk edilen sağlık personellerinden karışık şekilde yeni ekiplerin oluşturulması çoğu zaman bir takım sorunları da beraberinde getirmektedir. Daha önceden birlikte çalışmamış ve ilk olarak afet bölgesinde tanışan ve farklı kültürlere sahip sağlık personellerinden oluşturulan ekiplerde bir takım sorunlar yaşanabilmektedir. Gerek sosyal gerekse ekip çalışması yönünden olsun uyum problemi yaşayan ekiplerin moral ve motivasyonu düşmekte ve ekip ruhu kırılmakta bu durumda hizmetin görülmesi sırasında aksaklıklara sebebiyet vermektedir. Afet bölgesinin zor ve zahmetli şartları karşısında ekipler arasındaki uyumsuzluk afetin yönetimini zora sokabilecektir.  Sağlık personelinin olağan hizmet akışının dışında bir çalışma şekliyle karşılaşması, afet bölgesinin iklim ve sosyokültürel yapısı, personelin coğrafi bölgeye tam anlamıyla hakim olamaması ve ekiplerin zaman içerisinde psikolojilerinin olumsuz yönde etkilenmesi hizmetin olağan akışında aksaklıklara neden olabilmektedir.
Afet anlarında ve sonrasında bu tür sorunlarla karşılaşmamak veya en aza indirmek için ülkenin tüm illerinde bulunan İl Ambulans Servisi Başhekimlikleri afet öncesinde sağlık ekiplerinin oluşturulmasına yönelik planları hazırlamalı, ekiplerin oluşturulmasını sağlamalı ve oluşturulan ekipleri eğitim ve tatbikatlara tabi tutarak ekip içerisindeki mesleki ve sosyal bağları güçlendirmeye çalışmalıdır. Afet iline veya bölgesine sevk edilen ekiplerin konusunda eğitimli ve uyum içerisinde olması tek başına yeterli olmayabilir. Afet ilinde veya bölgesinde oluşturulan 112 Mobil Komuta Kontrol Merkezi mümkün olduğunca ekiplerin dağıtılmamasına özen göstermeli ve personelin kendi ekibiyle hizmet vermesine olanak sağlamalıdır. Çevre illerden afet bölgesine sevk edilen ambulansların iklim şartları dikkate alınmadan gerçekleştirilmesi hizmetin akışını olumsuz olarak etkileyecektir. Ekiplerin bölgeye yabancı oluşu, ambulansların iklim şartlarına uygunsuz oluşu ve ambulanslarda yol bilgisayarlarının bulunmaması vaka adreslerine geç ulaşılması nedenlerindendir. Bu gibi olumsuz durumlar acil sağlık hizmeti gibi hayati önem taşıyan bir hizmetin geç işlemesine, eksik işlemesine veya hiç işlememesine sebep olacaktır. Afet sonrasında arama ve kurtarma çalışmaları sonucu enkaz altından çıkarılan hasta ve yaralıların sevki çoğu zaman ilk olarak sahra hastanelerine (geçici olarak oluşturulan çadır hastaneler) yapılmaktadır. Sahra hastanelerinde acil tıbbi müdahalesi tamamlanan hasta ve yaralıların sevki ise çevre illerde bulunan hastanelere veya afetten etkilenmemiş olan hastanelere yapılmaktadır. Bu sevkler gelen olarak 112 Acil Servisi Ambulanslarıyla gerçekleştirilmektedir. Böylece daha sonra enkaz altından çıkarılacak olan hasta ve yaralıların acil tıbbi müdahalesi ve tedavisi için sahra hastanelerinde yer açılması sağlanmaktadır.
Acil tıbbi müdahalesi tamamlanan hasta ve yaralıların afetten etkilenmemiş ve gerekli donanıma sahip hastanelerde tedavilerinin sürdürülmesi sahra hastanelerinin yükünü hafifleterek hasta ve yaralı yığılmalarını önleyecektir. Yığılmaları önlemede en önemli unsur sahra hastanelerinde bulunan hasta ve yaralıların ambulanslarla en uygun hastanelere sevkinin sağlanmasıdır. Sevklerin en kısa sürede sağlanması sahra hastanelerindeki tıkanıklıkları çözme konusunda son derece etkilidir. Gerek enkaz altından çıkarılan hasta ve yaralıların acil tıbbi müdahalesi ve sevki konusunda olsun gerekse hastaneler arası hasta ve yaralı nakilleri konusunda olsun 112 ambulanslarına gereksinim vardır. Sistemin işlerliğinin devam ettirilmesi ve daha fazla hayat kurtarılması için 112 acil sağlık ekiplerinin tam donanımlı ambulanslara ihtiyacı vardır. Afetin yaşandığı bölgenin iklim şartlarına uygun, afetin türüne uygun ve yol bilgisayarı (navigasyon) olan ambulanslarla hizmetin sunulması hasta ve yaralılar açısından faydalı olacağı gibi sağlık ekipleri açısından da bir takım kolaylıklar sağlayacağı kuşkusuz bir gerçektir.
Çevre illerden veya ülkelerden afet bölgesine gelen acil sağlık ekiplerinin koordineli bir şekilde çalışmasını sağlamak gereklidir. Aksi takdirde yönetimden kaynaklı boşluk ve afet bölgesinin karışıklığı sebebiyle acil sağlık ekipleri efektif bir biçimde çalışmayacaktır. Çevre illerden afet bölgesine gelen acil sağlık ekibi personelleri afet bölgesinde oluşturulan 112 İl Ambulans Servisi Başhekimliğine bağlı 112 Mobil Komuta Kontrol Merkezi birimine kayıt edilmelidir. Kayıtlarda personelin adı soyadı, mesleği, hangi kurumdan geldiği, telefon numarası ve görev yapacağı birim belirtilmelidir. Ekipler 112 Mobil Komuta Kontrol Merkezi tarafından oluşturularak ekip lideri belirlenmeli ve ekibe bir kod verilmelidir. Afet bölgesine gelen ekibe kendi il kodu verilerek il kodunun yanına sırası ile rakam eklenmelidir. Örneğin; İstanbul ekiplerine 3401, 3402 şeklinde sırası ile ekip kodu verilmelidir. Ekiplere telsizlerini ve telefonlarını açık halde bulundurma mecburiyeti getirilmelidir. 112 Mobil Komuta Merkezi ile sahada görev yapan ekipler arasındaki iletişimin önemine değinilerek tüm personel bu konuda bilgilendirilmelidir.
İletişim kaynaklarını kasıtlı olarak kullanmayan ve görevi ihmal eden ekipler hakkında idari işlem başlatılacağı altı çizilerek vurgulanmalıdır. Sahada görev yapan ekiplerin koordineli bir şekilde hizmet verebilmesi için Komuta Kontrol Merkezinin emir komutasında çalışması gereklidir. Yönetim ve organizasyonun kontrollü ve etkili bir şekilde yürütülmesi önemlidir. Bu açıdan acil sağlık ekiplerinin sayıca fazla olması ve coğrafi bölgenin ağır şartları yönetim ve organizasyon açısından yetersiz kalınmasına sebep olabilir. 112 Mobil Komuta Kontrol Merkezinden ayrı olarak ikinci bir 112 Mobil Komuta Kontrol Merkezi kurularak bir kısım ekipler yeni kurulan Komuta Kontrol Merkezi altında görev yapmak üzere görevlendirilebilir.
 
SONUÇ
Böylece yönetimde yetki paylaşımı yapılarak etkili bir yönetim ve organizasyon uygulanan tüm 112 acil sağlık ekipleri için olası afetten etkilenmeyecek yerlerde çadır istasyonlar kurulmalıdır. Kurulan çadır istasyonların coğrafi bölgenin yapısına eşit şekilde dağıtılmasına özen gösterilmelidir. Hasta ve yaralı yoğunluğunun fazla olduğu veya bu açıdan risk teşkil eden bölgelere acil sağlık hizmetleri çadır istasyonlarının fazla olacak şekilde kurulmasına özen gösterilmelidir.
Çadır istasyonlarla 112 Mobil Komuta Kontrol Merkezi arasında iletişim telsiz ve telefonlar ile gerçekleştirilmelidir. Çadır istasyonlarda vaka kayıt formları ve protokol defterleri bulundurularak ulaşılan vakaların kayıtları tutulmalıdır.
Enkaz altından çıkarılan kimliğine ulaşılamayan hasta, yaralı veya hayatını kaybetmiş olan vatandaşlar için sözlü kayıt tutulmaya çalışılmalıdır. Kimlik bilgilerine hiçbir şekilde ulaşılamayanlar için vaka kayıt forumlarında gerekli açıklama yapılmalıdır. Vaka protokolleri 112 Mobil Komuta Kontrol Merkezi tarafından verilmelidir.
112 ekipleri tarafından tutulan vaka kayıtları iyi bir şekilde muhafaza edilmeli ve görevlendirme süresinin bitiminden bir gün önce 112 Mobil Komuta Kontrol Merkezine tutanak karşılığında teslim edilmelidir. Afet ili veya bölgesinde yaşanan afet sonucu hayatını kaybetmiş olan kişilerin mümkün olduğu kadar cenaze araçlarıyla taşınmasına özen gösterilmelidir.
Acil yardım ambulanslarının cenaze sevklerinde kullanılması yapılan yanlışlardan biridir. Afet bölgesinin yoğunluğu, oluşacak acil vaklar ve sevki gerekli hasta ve yaralılar için gerekli olan acil yardım ambulanslarının amaç dışı kullanılması asıl ihtiyaç sahiplerini mağdur edecektir.      
Bu modelinin işlerliği sağlık yönetimi bilimi kurallarını bilen ve uygulayan sağlık profesyonelleri aracılığı ile işlerlik kazanacaktır.
 
Kaynaklar
1.      Tepekaya, M., Kaplan, L. http://arsiv.kizilay.org.tr/UserFiles/File/tezler/Hanimlar merkezi.pdf. Son ziyaret tarihi. 20.04.2012.
2.      www.deprem.gov.tr/sarbis/DDK/.../G-Bölümü.doc Son ziyaret tarihi. 20.04.2012.
3.      ODTU,1998.https://www.bayindirlik.gov.tr/turkce/dosya/3194_ImarKanunuOnRapor. pdf Son ziyaret tarihi. 20.04.2012.
4.      UMKE, 2012. http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/sb/kriz/umke.asp Son ziyaret tarihi. 20.04.2012.
5.      Alp S. ‘ Bir Tıp Fakültesi Hastanesi Afet Planı İçeriği ile Uygulanma Durumunun Değerlendirilmesi’ Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Gazi Üniversitesi. Sağlık Bilimler Ens,2009, Ankara
6.      http://www.istanbul.edu.tr/genel/idari/savunma/Bl1-2.pdfSon ziyaret tarihi. 20.04.2012.
7.      http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/20189.html Son ziyaret tarihi. 20.04.2012.
 

Bu haber 6813 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

LANGUAGE

TurkeyUnited KingdomFranceGermanyItalySpainSuudi ArabiaChinaRusianJapanGreekPortugualNorwayBulgariaRomania
12 KASIM DÜZCE DEPREMİNİN ANISINA12/Kasım/2015

AFET MONİTÖRLERİ

HABER ARA


Gelişmiş Arama

GOOGLE MAPS

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SAYAÇ

ACAT K-9 UNIT

ACAT K-9 UNIT


Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu l Sitene Ekle l RSS Kaynağı