Acil ve Afet Derneği Resmi Web Sitesi
ANASAYFA MEVZUAT YÖNETİM ŞUBELER FORUM ANKETLER RESİMLER VİDEOLAR SPONSORLAR İLETİŞİM
Button For Website by Vista-Buttons.com v5.7

ACİL ve AFET DERGİSİ

SON HABERLER

ANKET

2019'da Yapacağımız Uluslarası Afet Fuarı ve Kongresinin Ana Teması Sizce Ne Olmalıdır?











Tüm Anketler

ÜYE İŞLEMLERİ

Biber Gazı ve Kimyasal Silahlar

İlhan ÖZTÜRK

11/Nisan/2012, 23:19

İlhan ÖZTÜRK

 
 

 

 
BİBER GAZI ve KİTLE İMHA SİLAHLARI
Biber gazı ve göz yaşartıcı gazlar yıllardır dünyada savunma veya kargaşa bastırmak amacıyla gerek kişisel olarak gerekse asayiş güçleri tarafından kargaşa kontrol gazları adı altında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu tür maddelerin kullanım prosedürleri Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesinin birçok maddesi uyarınca kontrol altına alınmıştır. Yurdumuzda da aynı anlaşmalar gereği onaylanmış gazlar kullanılmaktadır. Uluslararası anlaşmalarla kullanılmasında sakınca görülmeyen bu maddeler; göz yaşartıcı gaz olarak bilinen CS Ortho-chlorbenzalmalononitrle,C1C6H4CHC(CN)2 ve biber gazı olarak bilinen OC; Oleoresin Capsicum,C18H27NO3 dır. Literatür araştırmamda biber gazının yol açtığı kalıcı bir rahatsızlığa rastlamadım. Ancak biber gazıyla birlikte taşıyıcı gaz olarak önceleri kullanılmış trichloroethylene ’in göz üzerine kalıcı olmayan etkileri ortaya konmuştur[1].  Bu madde yerine günümüzde artık karbondioksit kullanılmaktadır. FBI ’ın Ateşli Silahlar Eğitim Birimi ile Amerikan Ordu Kimyasal Araştırma Merkezi’nin (CRDEC) 2 yıl süreyle 899 kişi üzerinde yaptığı araştırmada; uzun dönemde, biber gazının sağlık riski oluşturmadığı rapor edilmiştir[2]. Bir başka araştırmaya göre; biber gazına maruz kaldıktan sonra akciğer fonksiyonlarında kalıcı değişiklikler, hypoksi, hipoventilasyon, kan basıncında artma gibi bulgular görülmemiştir[3]
 
Kimyasal gazların genel sınıflaması:
A)      Zehirleyici, Öldürücü Gazlar (savaş gazları)
a.        Sinir gazları (Sarin, Tabun, Soman, VX) (Alman ve İngiliz bilim adamları tarafından bulunmuşlardır)
b.       Yakıcı gazlar (Hardal (Mustard), Levisit)
c.        Boğucu gazlar (Fosgen, Karbonil Klorür)
d.       Kan zehirleyici gazlar (Hidrojen Siyanür, Siyanojen Klorid)
e.       Bitki öldürücü gazlar (Portakal gazı, Kakodilik asit ) (Amerikalılar tarafından Vietnam’da kullanılmıştır)
B)       Saf Dışı Bırakıcı Kimyasal  Maddeler
a.        Kargaşa kontrol gazları,
                       i. Göz yaşartıcı gazlar (OC, CS, CR,CN) (CS’i ilk olarak 1957 yıllında İngilizler Kıbrıs’ta kullanmıştır)                                                       
                       ii. Kusturucu gazlar (DM-Adamsit)
b.       Kapasite bozucu gazlar (BZ)
I. ve II. Dünya Savaşlarında Boğucu gazlar kullanılmıştır. Çanakkale Savaşında İngilizler bize karşı kullanmış ancak rüzgârın ani yön değiştirmesi üzerine kendileri maruz kalmıştır. İran-Irak savaşında Yakıcı ve Sinir gazları kullanılmıştır. Matsumato (1994 - 7 ölü) ve Tokyo’daki (1995 – 12 ölü) terörist saldırılarda Sarin gazı kullanılmıştır. Bu saldırılarda 5000’den fazla kişi mağdur olmuştur. Hastaneler çalışamaz hale gelmiş, antidot (panzehir) üretebilen bir ülke olmasına rağmen antidot sıkıntısı çekilmiştir. Ölenlerin az olmasının nedeni; kullanılan Sarin gazının konsantrasyonunun düşük olmasındandır.
 
Biber Gazı:
1950 ‘lerde kullanılmaya başlayan biber gazı ilk olarak 1980‘lerin başında güvenilir, etkili ve öldürücü olmayan bir silah olarak ABD emniyet güçleri tarafından kargaşa kontrol amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. CN ve CS’e göre yan etkileri daha azdır.
 
Yapısı:  
Oleoresin Capsicum, Şili biberinin (kırmızıbiber) işlenmesiyle elde edilen doğal, organik bir maddedir. İçinde çok güçlü ve sert etkili, renksiz, kristal görünümlü, alkoloid yapılı Capsaicin adlı madde vardır. Biber tohumları %19 yağ ile % 0.024 Capsaicin içerirler. Bu oran türe, coğrafik bölgeye ve iklime göre değişir. 1kg biberden yaklaşık 2.13g Capsaicin izole edilir.
 
Kullanım şekli:
Capsaicin maddesi %1 ile %10 oranında (genellikle % 5) taşıyıcı aerosol (karbondioksit) madde ile birleştirilerek püskürtme-spreyleme yoluyla kullanılır.  Kişisel savunma amacıyla geliştirilmiş basit el spreyleri mevcuttur.  
 
Etkileri:
3-15 saniye içinde gözde yanma ve kızarma, mukozalarda şişme, burunda yanma ve batma hissi, üst solunum yolları zarlarında şişme, sık sık ve yüzeysel soluk alıp verme, öksürme, teneffüs edilmişse diyaframda kasılma, baş dönmesi ve sersemleme, deride temas ettiği bölgelerde yanma ve batma hissi, güneş yanığı benzeri kızarıklıklar, mide bulanması ve kusma, fotofobi (ışığa duyarlılık), oriyantasyon bozukluğu, korku hissi şeklinde kendini gösterir. Etkileri kendiliğinden 20-30 dakika içinde kaybolur.
 
Göz yaşartıcı gazlara maruz kalındığında yapılması gerekenler:
1- Gözlerinizi ovuşturmayın, gözyaşınızın akmasını sağlayın, lens varsa çıkarın, gözleri rüzgâra karşı açık olarak tutun ve gazlı ortamı terk edin, bol su ile yıkayın,
2- Burnu temizlemek için sümkürün,
3-Ciddi deri kızarıklarında soğuk su veya sulandırılmış %3 sodyum bikarbonat ile yıkayın,
4- Göz yaşartıcı maddenin bulaştığı giysileri çıkartın, havalandırın ve gerekiyorsa yıkayın,                 
5- Mümkünse etkilenen bölge hava ile temas ettirin. Bu şekilde bir müdahale ile göz yaşartıcı gazın etkisi 15 dakikada kaybolacaktır.
 
Savaş Gazları:
Savaş azları veya zehirleyici (öldürücü) gazlar sınıfında yer alan Sarin gazının bir damlasının deriye teması öldürücü etki oluşturur. Öldürücü gazlar savaşlarda ve teröristler tarafından Japonya’da ve dünyanın çeşitli yerlerinde kullanılmışlardır. Kargaşa kontrol gazları ile etkileri mukayese edilemeyecek kadar ağırdır. Bu gazın etkilerinden sağ kurtulanların çoğu hayatlarının sonuna kadar; nefes darlığı, körlük, kanser gibi birçok rahatsızlıkla mücadele etmek zorunda kalırlar. Bu tür gazların imalatının, geliştirilmesinin, depolanmasının yasaklanması ve mevcut stokların yok edilmesi, Kimyasal Silahlar Sözleşmesini imzalamış 166 ülke tarafından kabul edilmiştir. Türkiye bu anlaşmayı 12 Mayıs 1997’de imzalamıştır. İmzalamamış bir kaç ülke arasında Suriye ve Irak bulunmaktadır. Bu sözleşme gereği taraf ülkeler, Kimyasal Silahlar Sözleşmesinin bir organı olan Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü tarafından sürekli olarak, haber verilmeden denetlenmeyi de kabul etmiş olurlar ve denetlenirler. Savaş gazlarının veya onların imalatında kullanılabilecek maddelerin dünya gümrüklerden geçişleri, birçok anlaşmalar (Wassenaar Düzenlemesi, Avustralya Grubu vb.) ile kontrol altına alınmış ve tüm dünyada büyük bir ciddiyetle takip edilmektedir.
 
Sonuç:
Biber gazı doğal ve organik yapısı nedeniyle yan etkileri az olmasına rağmen kronik hastalığı bulunan ve özellikle akciğer problemleri olanlarda ölüme kadar gidecek klinik problemlere neden olabilen kargaşa kontrol ve kişisel savunma aracıdır. Etkileri yaklaşık 30 dakika sürmektedir.
Kullanımı sonucunda olumsuz etkileri kronik hastalığı olanlar ve özellikle yaşlılarda ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla kullanırken dikkatli ve seçici olunmasında yarar vardır. Uluslar arası kullanımı konusunda ülkelere göre değişen uygulamalar vardır. KBRN konusunda ulusal bir yönetmelik ve genelge hazırlanmalı ve kargaşa kontrol ajanlarının kullanımı ve yasal düzenlemesi de yapılmalıdır.


[1] Holopainen JM, Moilanen JA, Hack T, Tervo TM. Department of Ophthalmology, University of Helsinki, HUS, Finland.
[2] IACP (International Academy of Compounding Pharmacists) Raporu
[3] Theodore C. Chan, MD Department of Emergency Medicine and Pulmonary Division, Department of Internal Medicine University of California San Diego Medical Center and the San Diego Regional Public Safety Training Institute

Bu haber 3902 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

LANGUAGE

TurkeyUnited KingdomFranceGermanyItalySpainSuudi ArabiaChinaRusianJapanGreekPortugualNorwayBulgariaRomania
12 KASIM DÜZCE DEPREMİNİN ANISINA12/Kasım/2015

AFET MONİTÖRLERİ

HABER ARA


Gelişmiş Arama

GOOGLE MAPS

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SAYAÇ

ACAT K-9 UNIT

ACAT K-9 UNIT


Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu l Sitene Ekle l RSS Kaynağı