TÜRKİYE AFET MÜDAHALE PLANI (TAMP) TANITILDI


Açıklama: Bugün AFAD Başkanlığınca TAMP açıklandı.
Kategori: Köşe Yazıları
Eklenme Tarihi: 14/Ağustos/2015
Geçerli Tarih: 23/Mayıs/2018, 00:40
Site: Acil ve Afet Derneği Resmi Web Sitesi
URL: http://www.acilafet.org/yazar.asp?yaziID=2413


AFAD Başkanı "Bugün de biz hazırız, siz hazır mısınız demek istiyoruz" demiş. Basit hesapların (küçük hesaplar değil, aman dikkat) ince hesaplara göre tutma şansı her zaman daha yüksek olmuştur. İstanbul'daki olası depremde diyelim ki 10.000 enkaz meydana geldi (bu çok iyimser bir rakam). Bırakın destek illlerinin koordinasyonunu ve müdahalesini, 81 ilin tüm SAR ekiplerini hesaplayalım; 10000/81= Her ile yaklaşık 123 enkaz düşer. 123 x 5 (her timin ortalama 5 kişiden oluştuğunu hesap edersek)=615 SAR personeli her il için. Bir de vardiyayı katmalıyız işin içine elbete, bu durumda 3 vardiya olduğunu planlasak 615 x 3=1845 SAR personeli olmalı her ilde. Yani olası bir İstanbul depreminde 10.000 enkaz olduğunu var sayarsak, tüm ülkenin müdahale edeceğini öngörürsek bile her ilde en az 1845 SAR personeli olmalı ki tüm enkazlara aynı anda 72 saat içinde müdahale edilebilsin. Elbette 1 SAR timi basit enkazlara belki de günde 3-4 tanesine müdahale edebilecekken, komplike enkazlarda belki de 1-2 gün çalışabilecektir. İstanbul'da AFAD başta olmak üzere kaç SAR timi vardır ki acaba? Bu BASİT HESABA göre hakikaten "BİZ HAZIRIZ, SİZ HAZIR MISINIZ?" diyebiliyor muyuz acaba? Ne dersiniz? TAMP'ı incelediğimizde AFAD'ın koordinasyon ve yönetsel tarafında kalıp icrayı ilgili kurum/kuruluşlara bıraktığı görülmektedir. Burada en önemli nokta şu; afet müdahale planlarından ziyade afet potansiyeli önleme planları-uygulamaları daha çok önem arz etmektedir. Bu görevi ise AFAD ilgili Bakanlıklara ve illerde müdürlüklere yüklemiştir. Oysa böyle ciddi bir konu inisiyatife bırakılmamalı, merkezi bir yaklaşımla tek elden, tek standartla, bir model ve yöntemle yapılmalıdır. Kurum/kuruluşların zaten afetle ilgili uzman personeli kısıtlı olduğundan bir standart ve kalite oluşturulamayacağı aşikardır. Afet şaka değil, hayati bir konu bu. Siyasalcıların işi olmadığı da ortada. Konuyla alakalı uzman ekiplerin ve kadroların işi afet zararlarının azaltılması. Artık vatandaş planlara dahil edilmeli, edilebilmeli. Örneğin; İstanbul'da bir deprem olsa, toplanma merkezleri nerededir? TUN'lar nerelere kurulacaktır? Sahra Hastanelerinin yerleri nerelerdir? Geçici barınma merkezlerinin yerleri nerelerdir? bilmiyorum... Vatandaş bilmiyor. Deprem olsa vatandaşlar bunları daha önceden bilmeden nereye gidecek? Nereden bilecek? Nasıl barınacak? Nasıl ihtiyaçlarını giderecek? Nasıl yaralarını sardıracak? Normalde bile İstanbul'da bırakın sokağı mahalleleri bile zor bulurken, deprem olduğunda vatandaş ne yapar? Afetzedenin normal zamanda bilmediği konularda , deprem olduktan sonra o karmaşada, o ulaşım ve iletişimin olmadığı ortamda nasıl yönlendireceksiniz? Sahi bunları nasıl yapacaksınız? Allah'a emanetiz, her daim, vesselam...